TRANSLATE

English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle

HÜRRİYET

ÇİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÇİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012 Çarşamba

Kırmızı Renk Boğaları Niçin Kızdırır?


 Aslında kırmızı renk hiçbir boğayı kızdırmaz. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayırt edemezler. Boğa güreşinde matador boğayı eline aldığı şapkasını şalını sallayarak kızdırır. Boğanın kırmızı şala saldırdığı inancı yanlıştır.
İspanya'da boğaların kırmızı renge saldırdığı inancı, matadorların kırmızı başlık kullanmaları nedni ile yaygınlaşmıştır. Halbuki başlıklarda bu renk boğayı kızdırmak için değil, seyircilere hoş görüntü verebilmek için seçilmişti.
Kırmızı renk aslında insanları etkiler. Yapılan deneylerde bu rengin insanlarda kan basıncını yükseltip, kalp atışını hızlandırdığı saptanmıştır. Bunun nedeninin de kırmızının, kanın rengi olduğu sanılmaktadır.
Boğalar arenada kırmızı rengi görünce asabileşmezler. Kendinizi boğanın yerine koyun. Etrafınızdaki çığlık atan binlerce insanın ortasında, tozlu, gürültülü ve çok sıcak bir ortamda, sırtınıza saplanmış onca kılıcın acısı içinde, bir de şapkasını şalını sallaya sallaya üstünüze gelen bir adam varsa, yani kızmak için bu kadar sebep varken, sırf rengi kırmızı diye bir bez parçasına kızar mıydınız?
Boğa güreşi hakkında bilinen yanlışlar sadece bu kadar değil. Aslında boğa güreşi geleneği İspanya'dan doğmuş değildir. İlk çağlardan itibaren boğa, kuvvetin, dayanıklılığın ve verimliliğin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.
Boğaya Persliler taparlar, Afrika Zuluları ise öldürüp safrasını içerlerdi. Tüm bu geleneklerin temelinde, hayvanın gücü yatmaktadır. Bu geleneğin bir şekilde İspanya'ya geldiği, Avrupa ülkeleri içinde feodal düzeni en son terk eden bu ülkede de kalıcı olduğu sanılmaktadır.

31 Mart 2012 Cumartesi

Matematiği Hangi Uygarlık Buldu?

Bir nehir düşünün. Çağıl çağın akan. Yukarıya, nehrin kaynağına doğru bir gezintiye çıkın hayalinizde. Yürüdükçe, küçük akıntıların nehre karıştığını göreceksiniz. Zaman zaman daha büyükçe dereler, hatta bir yerde kaynağın hangi yönde olduğunu şaşıracağınız iki büyük ırmağın birleşme noktasına gelebileceksiniz. Sağdakini seçin. Soldaki ile sağdaki aynıdır varsayarak. İlerleyin kaynağa doğru. Göreceksiniz, kaynağa yaklaştıkça küçük küçük akıntılar birleşerek gittikçe büyüyen dereleri, dereler ırmakları, onlar da nehirleri oluşturuyorlar. İşte böyle bir şey matematiğin bulunması. Belirli bir bulanı yok. Birçok uygarlığın katkılarıyla oluşuyor. En önemlileri Mezopotamya Uygarlıkları, Çin, Hindistan, Eski Mısır ve Eski Yunan. Bunların bileşimi, MÖ 500-300 döneminde kayıtlara alınmış, eklenmiş görünüyor. Yunan matematiğini alıp geliştiren ve Batı Avrupa'ya iletenler İslam bilim adamları. Sonrası zaten biliniyor. Çok özet ama durum aşağı yukarı böyle. Yani matematiği şu uygarlık bulmuştur demek mümkün değil.